Zonguldak’ta sıcaklar bastırdı.
Hem de iyi sıcaklar var.

Ağustos ayı artık yaz sezonunun son ayı.
Yaz ayı biterken,
Eylül ayı gelirken,
sonbaharı karşılarken,
tabii ki yaz sezonu daha devam eder.
Sıcaklar sürer. İş hayatı başlar.
Eğitim ve öğretim sezonu açılır.
Yüksekokullar start alır.
Zonguldak renklenir.
Yaşam kalabalıklaşır.

Tabii ki gurbetçilerimiz artık veda eder.
Büyük bir yoğunluğa sahne olan gurbetçiler artık veda ediyor.
Bu ay gurbetçilerin veda ayı.
İzinleri bitiyor.

Gerçi gurbetçiler cimri.
Harcama yapmıyor. Elleri ceplerine gitmiyor.
Çok ama çok cimriler.
Bunu biz söylemiyoruz,
yetkili ve ilgililer söylüyor.

Gurbetçilerin öyle çılgınca bir harcamaları yok.
Öyle gereksiz harcama yapmıyorlar
veya çok daha tasarruflu davranıyorlar.
Elleri ceplerine gitmiyor.
Yatırım yapmıyorlar.
Evlerinden dışarı çıkmıyorlar.
Tatillerini ise Akdeniz ve Ege bölgelerinde geçiriyorlar.

Gurbetçiler geçen yıl 12 milyar avro harcadı.
Bakalım bu yıl ne kadar harcayacaklar; bekleyelim ve görelim.

Şunu söyleyelim:
Tabii ki gurbetçilerimiz kim?
Biz ve bizler.
Onlar da bu memleketin birer sahibi.
Bu vatan hepimizin.

Gurbette tabii ki büyük mücadele veriyorlar.
Yaşam ve geçim mücadelesi çok da kolay değil.
Memleketlerinden uzakta, hem de binlerce kilometre uzakta çalışıyorlar.

Gurbetçilerimiz de bizlerin birer değeri, önemi.
İnşallah çok daha başarılı olurlar.
Çok daha kazanca kavuşurlar.
Ülkelerinde ve memleketlerinde ihtiyaçları ve gereksinimleri ölçüsünde harcama yaparlar.
Ekonomiye katkı verirler, lokomotif olurlar.

Nasıl ki birinci nesil veriyordu; inşaat alanında büyük yatırımlar yapıyordu,
çivi çakıyordu.

Nasıl ki ikinci nesil yatırım yapıyor, hem de kendi inisiyatifleri ölçüsünde.

Üçüncü nesil de gerektiğini çok daha kapsamlı yapmalı,
teknolojik yatırımlar gerçekleştirmeli,
ülkemizin eksikliklerine yatırım yapmalı.

Neden olmasın?

Türkiye cazip ve cezbeden bir ülke.
Memleketimizin yatırım seçenekleri pek çok.
Yabancı sermaye geliyorsa,
gurbetçi sermayesi neden gelmesin?
Hem de özgüvenle gelmeli ve yol almalı.

Gurbetçiler konusuna şimdilik mola verirken,
siyaset ateşi de ilimizde yüksek.

Partiler peş peşe kuruluyor.
Siyaset arenası maşallah.
Hemen her gün yeni bir şeyi duyuyoruz,
görüyoruz.

Anahtar Parti artık Zonguldak’ta start aldı.
Teşkilatlarını kurdu, il geneline yayıldı.
Halkta karşılık olacak mı?
Onu da göreceğiz, takip edeceğiz.

Anahtar Parti "Ben de varım." dedi.
Yeni parti kuruldu. CHP ise "Ben köklüyüm." diyor.
AK Parti 25. yılını kutluyor. MHP kongrelerini yaptı.
Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ bu hafta Zonguldak’a geliyor.
Diğer partiler de kendi ölçeklerinde yol alıyor.

Saadet Partisi yaz sezonu pikniklerini sürdürüyor.
Yeniden Refah ise çalışmalarını yoğun sürdürüyor.

Zonguldak siyaseti yüksek ateşle yol alıyor.
Seçmen bazında ise kararsızlıklar had safhada.

Tabii ki ekonomik zorluklar ön planda:
geçim sıkıntısı, refah düzeyi, zamlı hayat.

Enflasyonun bir türlü düşmemesi,
yüzde 30 seviyelerinde seyretmesi,
Orta Vadeli Program’ın ise istenileni bugüne adına verememesi,
ekonomi adına alarm zillerinin çalmasına vesile oluyor.

Döviz ise milim milim yükseliyor. Altın yine fırladı:
sert düşüş sonrası yükseliş ve tekrar düşüş.

Bir türlü denge yok. Akaryakıt ürünleri çok pahalı.
Etrafımızdaki savaşlar bitmiyor, bitirilmiyor.

Bakalım gelecek günler neyi gösterecek?

Savaşlar biterse ekonomimiz resmen olumlu yönde yükseliş yaşar.
İstikrar gelir.

Sıcaklar daha ısınacak. Yaz sezonu sonuna doğru yazın keyfini çıkaralım.

Gurbetçiler her zamanki gibi ülkemizi şimdilik terk ediyor.
Gelecek yaz sezonunda görüşelim.

Siyaset ateşi ise yükseliyor, artarak devam ediyor.

Yaz sezonu, gurbetçiler ve siyaset başlıklı yazılarımız pek çok örnekle devam edecek.

Şimdilik nokta.