Türkiye’nin gündemi fon skandalı ile sarsılıyor. Birileri görevini ihmal ettiği, birileri de suistimal ettiği gerekçesi ile görevlerinden alınıyor. Soruşturmalar açılıyor; yani adamlara, "Siz görevinizi yerine getirseydiniz bunlar olmazdı" deniliyor.
SPK tehlikeyi görmezden gelerek yol verdi, Borsa İstanbul gözetim görevini yapmadı, BDDK sistemdeki riski seyretti, Takasbank koruma görevini yapmadı; kısacası bürokrasi seyretti.
Siz vazifenizi yapmadınız diyerek hepsi tek tek görevden alındı. Yani görevini yerine getirmeyerek zarara sebep olanlar koltuklarında oturtulmadı, hatta bazıları hapse atıldı.
Peki, Türkiye Taşkömürü Kurumunda (TTK) ne oldu? Sayıştay uyardı, "Tehlike var" denildi; yöneticiler sağırları oynadı ve Amasra'da yaşananlar onca cana mal oldu. Ne genel müdür ne de yardımcıları görevden alındı; genel müdür, "Bana müsaade" diyerek emeklilik dilekçesini verip gitti.
Sonra ne oldu? Çalışma Bakanlığı müfettişleri iş yerlerinde can güvenliği olduğuna dair rapor yazıp uyardı. Yönetim hiçbir şey yapmadı ve 8 ay sonra, bu senenin başında Çalışma Bakanlığı aynı raporu tekrar yazınca netice olarak ocaklar kapatıldı, üretim durdu. Can güvenliği söz konusu olduğu halde bu eksiklerin müfettiş raporları ortadayken bile yerine getirilmemesinden daha büyük bir ihmal olabilir mi?
Milyonlarca liralık zarar oluştu. Her ne hikmetse fon işinde sorumlu kurumların başındaki adamlar ihmal sebebiyle görevden alınırken, TTK’da genel müdürün koltuğu sapasağlam yerinde durdu. Başka kurumlarda görevini ihmal edenlerin kellesi hemen koparılırken iş TTK olunca, görevini ihmal edip zarar veren genel müdüre dokunan yok.
Ne bekleniyor, neden müdahale edilmiyor belli değil. Görevden almak için ille de maden şehidi mi vermek lazım? Bu ihmaller yeterli değil mi?
Üstelik hâlâ alınamayan o aspiratörler dillere düşmüş durumda. Ödenen paralar var, süresi aylar geçtiği halde teslim edilmeyen aspiratörler var. Yönetimden kamuoyuna ne bir açıklama ne de bir bilgilendirme var.
Tüm bunları seyreden Enerji Bakanlığı ve milletvekillerimiz de var.