Ben bir vatan hainiyim Zonguldak “Özgürlük” Parkı’nda…
Yazıya yapmış olduğum bu girişin, yazıyı okuyan birçok okura farklı çağrışımlar yaptıracağını biliyorum…
Eski Zonguldak Belediye Başkanlarından Zeki Çakan’ın 80’li yıllarda havuzlu haliyle düzenlemesini yaptırdığı ve havuza konulan göçmen kuğu kuşlarından dolayı yaşı kırkın üzerindeki Zonguldaklıların “Kuğulu Park” olarak anılarında yerini almış olan parktan söz ediyorum.
Park içerisinde yer alan İnönü Heykeli’nden dolayı adı “İsmet İnönü Parkı” olan parktan söz ediyorum…
Halk arasında adı bir ara “Emekliler Parkı” olarak da anılan bu parkın müdavimleri, 1 Haziran’dan bu yana Taksim Gezi Parkı eylemlerine destek veren ve nefesim yettiğince seslerine ses katmaya çalıştığım Zonguldaklılar oldu.
20 gündür hemen hemen her gün, günün farklı saatlerinde burada buluşan ve Taksim Gezi Parkı’ndan patlak verip ülke geneline yaygınlaşarak AKP iktidarının saldırılarına karşı bir isyan ve direnişe dönüşen halk hareketine destek verenlerde, kendi aralarında yaptıkları konuşmalarda “Özgürlük Parkı” koydular bu parkın adını…
Ve Gezi Pakı direnişi devam ettiği sürece, her gün saat 18.00’da buluşma kararı aldılar kendi “Özgürlük” parklarında…
12 yılına giren AKP iktidarında çok şeye tanık oldu bu ülkenin insanları.
Ülkenin dört bir yanında ne kadar kamu mülkiyeti varsa yok pahasına satılıp savılmasına, yine kamuya ait dağların, derelerin, parkların bahçelerin, kamuda çalışan işçi ve kamu emekçilerinin yararlandığı lojmanların ve dinlenme tesislerinin çoğunun talan edilerek iktidar yandaşlarına peşkeş çekilmesine tanık oldular.
Adına “Dışarıdan Hizmet Alımı” dedikleri ve ilkel kölelik koşullarında çalışmanın günümüzde kurumsallaştırılması olan taşeronlaşmanın, ülkenin her yerinde ve kurumunda yaygınlaştırılmasına tanık oldular.
Jandarma ve polis zoruyla ülkemiz insanına kanıksatılmaya çalışılan asgari ücretin dahi altında ücretlerle çalıştırılmaya, üç beş ay maaş alamamaya, sendikasızlaştırılmaya ve yaşamlarını sürdüremez duruma gelen taşeron işçilerinin intiharlarına tanık oldular.
Kod adını; Ergenekon, Balyoz, Devrimci Karargâh ve KCK koydukları siyasi dönem davalarıyla birçok aydının, milletvekilinin, sendikacının, askerin, gazetecinin ve öğrencinin sonu belli olmayan ucu açık tutukluluk süreleriyle cezaevlerine dolduruluşuna tanık oldular.
Yalnızca sömürü paradigmalarının yeniden kodlanması demek olan savaş çığırtkanlığının, “Barış Süreci” palavrasıyla yutturulmaya çalışılmasına tanık oldular.
“İleri” demokrasi yutturmacısıyla liberal vahşi kapitalizmin azgın sömürüsüne, “özgürlük” teraneleriyle topluma dayatılan dini ticarileştirenlerin cemaat kuşatmalarına tanık oldular.
Ülkenin her alanında ve kurumunda yaygınlaştırılan talana, kapı kulluğuna, hiçleştirerek itibarsızlaştırmaya ve baş diktatörün “ya benden tarafsın, ya da terörist vatan hainisin!” suçlamalarına tanık oldular.
Yazıya dökmeye çalıştığım, fakat hala birçok eksiği kalan olumsuzluklara karşı çıkmak vatan hainliğiyse eğer…
Ben adlı adınca, tam bir vatan hainiyim!
Zonguldak “Özgürlük” parkında…
Valilik, polis ve herkes bunun farkında!