Açık konuşalım: Gökçebey bugün bir ilçeden ziyade, potansiyeli bürokrasiye ve ihmale kurban edilmiş bir transit geçiş noktasıdır. Yıllardır süren "büyüyoruz, gelişiyoruz" masallarını bir kenara bırakın. Gerçek sert ve nettir: Organize Sanayi Bölgesi (OSB) kurulmadan ve yeni köprü yapılmadan Gökçebey büyüyemez, aksine parmaklarının arasından kayıp giden genç nüfusuyla erimeye mahkûmdur.

Yatırımcıyı cezbedecek modern bir altyapın (OSB) yoksa, ürettiğin malı bölgeye ve limanlara ulaştıracak lojistik damarın (yeni köprü) tıkalıysa, kalkınmadan bahsedemezsin. Filyos Projesi yanı başından akıp giderken, Gökçebey sadece bu zenginliğin tozunu yutmaktadır.

Siyasetçilerin ve yerel idarenin "bakarız, planlıyoruz" lüksü çoktan bitmiştir. Gökçebey için OSB bir tercih değil, varoluş mücadelesidir; yeni köprü ise bu mücadelenin şahdamarıdır. Bu iki hayati adım atılmadığı sürece atılan her nutuk, Gökçebey halkının geleceğini oyalamaktan başka bir şey değildir.

Ya bu yatırımlar hemen bugün hayata geçecek ya da Gökçebey haritada tabela ilçesi olarak kalmaya devam edecek. Karar da sorumluluk da yönetenlerindir.
Sağlıcakla kalın.