Bir insanın hayatı, toplumuna ne kadar dokunabildiğiyle ölçülür. Bazı insanlar vardır ki, tek bir mesleğe, tek bir koltuğa sığamazlar. Onların pusulası unvanlar değil, "halka hizmet" aşkıdır. İşte bu memleketin yetiştirdiği, adını attığı her adımda başarıyla ve fedakarlıkla yazdırmış çok özel bir isimden, İzzet Turpcu’dan bahsetmek istiyorum.

Soruyorum size: Bir insanın birden fazla görevde bulunup, her birinde halkına aynı heyecanla, aynı dürüstlükle hizmet etmesi kadar güzel, ne kadar az şey vardır bu dünyada?

İzzet Turpcu’nun özgeçmişine baktığınızda, bir insanın vatanına ve milletine nasıl adanabileceğinin canlı bir özetini görürsünüz. O, geleceğimizin teminatı olan çocukları yetiştiren saygın bir öğretmen idi; cehalete karşı savaş açtı. O, düzeni ve huzuru sağlamak için gece gündüz demeden çalışan bir Çaycuma Belediyesi Zabıta Memuruydu; sokaktaki adaletin, nizamın sesi oldu. O, devletin hizmetini köylere, en ücra köşelere ulaştıran bir Gökçebey İlçe Özel İdare Müdürüydü; bürokrasinin soğuk yüzünü devletin şefkatli eline dönüştürdü.
Bu zorlu ve onurlu görevlerden emekli olduktan sonra, köşesine çekilip dinlenmeyi seçebilirdi. "Ben görevimi yaptım, sıramı savdım" diyebilirdi. Ama o ne yaptı? İçindeki hizmet ateşini söndürmek yerine, rotayı bu kez de iyiliğin ve merhametin adresine çevirdi. Bugün, Kızılay Çaycuma Şube Başkanı olarak, hiçbir maddi karşılık beklemeden, tamamen gönüllülük esasıyla yine halkının emrinde.
Onun için söylenebilecek en doğru, en yalın cümle şudur: Hangi işi yaparsa yapsın, o işin ehlidir.

Öğretmenken tahta başında, zabıtayken sokakta, müdürken masada ve şimdi Kızılay başkanı olarak sahada... İzzet Turpcu, "iş bilenin, kılıç kuşananın" sözünün vücut bulmuş halidir. Disiplini, güler yüzü, liyakati ve bitmek bilmeyen enerjisiyle genç nesillere örnek bir rol modeldir.

Kızılay çatısı altında, ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşarken sergilediği o fedakar duruş, aslında onun geçmişteki tüm görevlerinin bir taçlandırılmasıdır. Çünkü bilmektedir ki, halka hizmet etmek, Hakk’a hizmet etmektir.

Çaycuma’ya, Gökçebey’e, Zonguldak’ın yiğit topraklarına bakarken böyle değerleri yazmak, biz gazetecilerin en büyük borcudur. Koltuklardan güç alanların değil, oturduğu her koltuğa değer katan, emekli olduktan sonra bile yüreği memleketi için çarpan İzzet Turpcu gibi "Gönüllü Başkanlar" iyi ki varlar.
Topluma adanmış bu güzel ömre, Çaycuma halkı adına, Türk milleti adına kocaman bir teşekkür borçluyuz. Yolun açık, başarıların daim olsun İzzet Başkan... Şehre ve insana dokunan o güzel ellerin dert görmesin.
Sağlıcakla kalın.