Bir kentin ruhunu, o kentin sokaklarında yürüyenler değil, onun geçmişine yoldaşlık edenler bilir. Gökçebey’in ilçe oluşunun o ilk heyecanlı günlerinden, ilk Kaymakam Ayhan Durmuş’un attığı ilk imzalardan bugüne kadar; vekilinden asiline bu topraklara ayak basmış her bir mülki amirle omuz omuza çalışmış bir ömrün tanıklığıdır bu yazılanlar.
Bir kentin hafızası konuşuyor aslında… Ve o hafıza, bugünlerde Gökçebey sokaklarında çok başka, çok daha sıcak bir rüzgârın estiğini fısıldıyor: Ruveyda Kahraman Şıktaş rüzgârı.
Devlet denilen o devasa yapıyı, soğuk duvarların ve resmi evrakların arasından çıkarıp; bir annenin şefkatine, bir ablanın sarılışına dönüştürmek her idarecinin harcı değildir. İşte Kaymakam Şıktaş, Gökçebey’de tam olarak bu mucizeyi gerçekleştiriyor.
Onun gözlerinde, bu kente duyduğu saf ve çıkarsız sevgiyi görmek mümkün. Makam koltuğunun heybetine değil, halkın gönlünün sıcaklığına sığınan bir duruş bu.
Çarşıda yürürken bir esnafın gözünün içine bakarak halini hatırını sorması, bir köy evinde diz kırıp teyzelerin dert ortağı olması, "beşeri ilişki" denilen o kuru tanımı aşan, ruhu olan bağlar kuruyor. İnsanlar onun karşısında devletin mesafeli yüzünü değil, sığınılacak güvenli bir limanı görüyor.
En çok da çocuklar ve gençler… Bir toplumun en kırılgan ama en umut dolu yerinden tutuyor Kaymakam Şıktaş. Çocukları severken gözlerinin içi parlayan bir kadının, bir kentin geleceğini nasıl ilmek ilmek dokuduğuna şahit oluyoruz. Gençlerin yarınlarına, hayallerine yapılan her yatırım, onun bu topraklara bıraktığı en büyük miras. O, çocukların sadece kaymakamı değil; yollarını aydınlatan bir kutup yıldızı, yarınlarını emanet edecekleri bir ablası oldu.
Gökçebey, Ayhan Durmuş’tan bu yana çok kıymetli isimler ağırladı, her birinin bu topraklarda alın teri, izi var. Ancak Ruveyda Kahraman Şıktaş, bu ilçenin tarihinde sadece bir idareci olarak değil, kalplere dokunan bir "iyilik hareketi" olarak anılacak.
Cumhuriyetin şefkatini, adaletini ve insanı yaşatan o asil ruhunu Gökçebey’de ete kemiğe büründüren Sayın Şıktaş, sadece bir ilçeyi yönetmiyor; bir halkın umudunu, sevgisini ve geleceğini büyütiyor. Yolu sevgiden geçenlerin, devletin o en sıcak yüzünü özleyenlerin Gökçebey’e ve onun yüreği güzel kaymakamına bakması yeterli. Çünkü orada, makamların gelip geçici, sevgilerin ise baki olduğu bir destan yazılıyor.
Sağlıcakla kalın.
