Kömür adına normale döndük.
Döndük diyebilelim.
İş güvenliği ve sağlığı uzmanlarının tuttuğu rapor.
Tam sekiz ayımıza mal oldu.
Sonuç olarak,
Zonguldak maden üretimi sekteye uğradı.
Yarım milyon ton üstü kömür üretim zararı var.
Demir ve çelik fabrikalarına kömür veremedik.
Termik santrallere veremedik.
Sonra bir nebze normale döndük.
Bugün için ise üretim tam gaz.
Bu arada kömür üretiminden sorumlu genel müdür yardımcımız değişti.
İşinde ve konusunda profesyonel, çok deneyimli isim olan Sayın Fazlı Uncu gitti.
Yine işinde ve mesleğinde uzman ve çok başarılı olan Sayın Ümit Değirmenci geldi.
Genel Müdür Değirmenci, Kozlu bölgesinden.
Amasra’da yaşanan üzücü kaza sonrası geçiş döneminde resmen ilaç oldu.
Bugüne gelirken önce Üzülmez bölgesini derledi ve topladı.
Derledi ve toparladı derken, Üzülmez zaten iyiydi.
Daha da iyi oldu.
Ve bugün için genel müdürlük olarak üretimden sorumlu birinci isim Sayın Ümit Değirmenci oldu.
Hayırlı ve uğurlu olsun. Kutluyoruz.
Havza geneli başarılar onu bekliyor.
Öncelik üretim artışı.
Sonra üretimin işlenerek çok çeşitlilik sağlanması.
Havza adına günlük on bin tonları görmeliyiz.
Bu çok zor değil. Hedefimiz şimdilik bu olmalı.
Haftada yaşanan iki gün tatillere vardiya sistemi ile bir çare bulunmalı.
Hafta bir gün izin tamam.
Ama iki gün izin gerçekten madencilik sektörünü çok sarstı.
Bize göre vardiya sistemi ile yedi gün ve 24 saat vardiyalı çalışma sistemi gelmeli.
Bunun için de ek istihdam istenecektir.
Olsun.
Nasıl olsa istihdam adına talepler açılacak.
Yeni istihdam alımı yapılmalı.
Bunu bugün için dillendiren yok.
Seslendiren yok. İşçi açığı giderilerek,
vardiya sistemine geniş ölçekli geçilmeli.
Kamu madenciliğinde artık radikal adımlar atılmalı.
Evet.
Maliyet çok yüksek. Zarar hanesi artarak büyüyor.
Bu sene daha çok artacak. Kayıplar çok. İşçi gideri had safhada.
Maliyet müthiş. Nereye kadar bu kabullenilecek?
Nereye kadar evet denilecek? Nereye kadar bu duruma göz yumulacak?
Bir yerde tıkanabilir.
Onun için bir an önce üretim çeşitliliğine imza atmalıyız.
Kömürü işlemeliyiz. Kok kömürü fabrikası kurulmalı.
Elektrik üretmeliyiz. Müşteriler hazır.
Birçok katran maddesi hazırlanacak.
Kok fabrikası için yer hazır.
Çatalağzı girişindeki dere yatağının hemen yanındaki geniş ölçekli arsaya saha tahsisi yapıldı.
Buraya yapılacak tesislerde 500 kişi çalışacak.
Yıllık bir milyon ton kömür verilecek. İşlenecek.
Yatırım tutarı 2023 yılında 180 milyon dolardı.
Bugün ne? Bilemiyoruz. O dönem adına yıllık kazanç ise tam 100 milyon dolar.
İki yılda kendini amorti ediyor. Sonra ise kurumun gelir hanesi artıyor.
Zarar hanesi sıfır olmasa bile minimuma iniyor.
Kabul edilebilir bir duruma geliyor.
Üretimden sorumlu genel müdür yardımcımız bu konuya lütfen eğilsin.
Bu konuda bastıralım. Çünkü her şey hazır. İstemeden olmuyor.
Proje tamam. Onay tamam. Ödenek tamam.
Sadece yetkili, ilgili ve sorumluların oluruna kalıyor.
Cumhurbaşkanlığı Stratejik Bülten Başkanlığı’nın oluru var.
Müjdeler en tepe yönetimler tarafından 2023 yılında verildi.
Hâlen daha ne bekleniyor? Bu konuda Zonguldak sessiz.
Ama biz sessiz değil.
Sesli yazmaya ve duyurmaya devam edeceğiz.
Zonguldak, kamu madenciliğinde kömür çeşitliliğini artırarak sürdürmeli.
Ve maden sanayisinde ihracat odaklı ve iç piyasa ihtiyaçlarını giderecek teknik, teçhizat ve teknoloji ürünleri ile sahada çok güçlü ve tek alternatifli olmalıyız.
TTK pek çok yönden üretimler yapmalı.
Liman lojistiğini de daha da güçlendirmeli.
Bir dönem yılda on milyon dolar gelir elde ediyorduk.
Bu rakamlar daha da artmalı.
Çok yönlü lojistik hizmetlerle on milyonlarca dolar olmalı.
İnşallah diyelim.
“TTK’nın zararlarının Hazineden karşılanması anlayışını değiştirmek için sürdürülebilir ve gerçekçi adımlar atmalıyız.
Bunun en önemli yollarından biri; kömür üretim çeşitliliğini artırmak, katma değerli ürünlere yönelmek, satış ve pazarlama kabiliyetini güçlendirmek ve ihracat kapasitesini büyütmektir.
Zonguldak’ın madencilikte sadece geçmişiyle değil, ürettiği teknolojiyle, güçlü sanayisiyle, ihracatıyla ve oluşturduğu katma değerle anılan bir şehir olması mümkün.
Hedef büyük olmalı: Daha fazla üretim, daha fazla çeşitlilik, daha güçlü lojistik, daha yüksek katma değer ve on milyonlarca dolarlık ihracat.”
İnşallah bunu başarabiliriz.
Özetlersek; TTK, sahip olduğu bilgi birikimi, insan kaynağı ve altyapısıyla çok farklı alanlarda üretim yapabilecek bir yapıya kavuşturulmalıdır. Kömür üretimindeki çeşitliliğin yanı sıra madencilik ekipmanları, teknik teçhizat ve teknoloji ürünleri konusunda da üretim ve satış-pazarlama odaklı bir model geliştirilmelidir.
Bu nedenle ve sebeple; TTK olarak zarar hanemiz Hazineden karşılanmalı anlayışını değiştirme adına en azından kömür üretim çeşitliliği adına, satış, pazarlama ve ihracat odaklı yol almalıyız.
Başarırız veya başaramayız.
Bu anlayışla yol almak bile güçlü bir bakış açısıdır.
Seslendirelim, dillendirelim ve yol alalım, diyelim.
Bu konuda yazılarımız çok yönlü örneklerle sürecek…
Şimdilik nokta.