Siyaset gelir geçer, makamlar el değiştirir, isimler değişir ama baki kalan tek bir gerçek vardır: Üzerinde yaşadığımız bu topraklar. Zonguldak’ın şirin ilçesi Gökçebey, sadece haritada bir nokta değildir; emeğin, sabrın ve her şeye rağmen ayakta kalmaya çalışan vakur insanların yurdudur.
Kişisel meselelerimizi, hırslarımızı veya küçük hesaplarımızı bir kenara bırakabiliriz. Şahsımıza yapılan haksızlıkları sineye çekebilir, "canınız sağ olsun" diyebiliriz. Ancak konu Gökçebey’in geleceği, halkın huzuru ve ilçemizin hak ettiği yatırımlar olduğunda, orada durup bir düşünmek gerekir.
Neden mi?
Çünkü Gökçebey’in kaybedecek bir günü daha yok.
1-Organize Sanayi Bölgesi (OSB) gibi devasa bir umudun kağıt üzerinde tozlanmasına,
2-İlçenin can damarı olan o köprünün akıbetinin belirsizliğe gömülmesine,
3-Gençlerimizin rızkını ve geleceğini gurbet yollarında aramasına artık tahammülümüz kalmadı.
Bir kalem işçisi, bu ilçenin havasını soluyan bir fert olarak söylüyorum: Şahsi eleştirilere, polemiklere ya da kırgınlıklara kapımız her zaman açık. Beni üzebilirsiniz, beni görmezden gelebilirsiniz; bu en fazla şahsi bir mesele olur. Ama Gökçebey’in hizmet bekleyen sokaklarını, yatırım bekleyen sahalarını ve her şeyin en iyisini hak eden insanlarını hayal kırıklığına uğratmaya kimsenin hakkı yok.
Tek Bir Ajanda: Gökçebey
Gökçebey; terminaliyle, çevre düzenlemesiyle, sanayisiyle ve yerel yönetimiyle bir bütün olarak ayağa kalkmak zorundadır. Mülki amirinden belediye başkanına, oda başkanlarından iş insanlarına kadar herkesin tek bir ortak paydası olmalı: Gökçebey’e ne katabiliriz?
Unutulmasın ki; halkın terazisi hassastır. Yapılanı da unutmaz, ihmal edileni de. İlçenin önünü açanlar tarihe birer değer olarak geçerken, gelişime engel olanlar veya sessiz kalanlar o sessizliğin içinde kaybolup gideceklerdir.
Son sözüm şudur:
Kişilerle uğraşmayı bırakıp hizmetle yarışmaya başladığımız gün, Gökçebey gerçekten gülecektir. Bizim kavgamız şahıslarla değil, ilçemizin makus talihiyledir.
Beni üzebilirsiniz, ama rica ediyorum; Gökçebey’i üzmeyin!
Sağlıcakla kalın