Sevmediğiniz insanlarla yaşadığınız çatışmalar karakterinizi şekillendirir.

-Alper Sezer.

Bu aforizma, insanın özünü ve olgunlaşma sürecini konfor alanının ötesinde, tam da sürtünme noktalarında arayan derin bir psikolojik gözleme dayanıyor. İnsan, dostlarıyla veya sevdikleriyle geçindiği uyumlu anlarda değil; uyumsuzlukla, rahatsızlıkla ve dirençle karşılaştığı anlarda sınırlarını çizer.

Sevdiğimiz insanlara karşı esnek olmak, fedakarlık yapmak kolaydır. Ancak sevmediğimiz ya da değerlerimizle çelişen insanlarla karşı karşıya kaldığımızda koyduğumuz sınırlar, neye "hayır" diyebildiğimizi gösterir. Karakter, sadece neyi kabul ettiğimizle değil, neye geçit vermediğimizle belirginleşir.

Çatışma anı, insanın en çıplak kaldığı andır. Sevmediğimiz bir insan karşısında öfkeye teslim mi oluyoruz, yoksa soğukkanlılığımızı ve nezaketi koruyabiliyor muyuz? Aforizma, çatışmanın kendisinden ziyade o çatışmaya verdiğimiz tepkinin bizi biz yaptığını vurgular. Öfkeyi yönetebilmek ve ilkelerden taviz vermeden duruş sergileyebilmek karakterin en sağlam harcıdır.

Bazen sevmediğimiz veya bizi rahatsız eden insanlarda gördüğümüz özellikler, kendi içimizde bastırdığımız ya da tahammül edemediğimiz zayıflıklardır. Bu insanlarla yaşanan gerilimler, bireye kendi eksiklerini, sabır sınırlarını ve dönüştürmesi gereken yönlerini gösteren sert bir aynadır.

​Özetlemek istersek aforizma; insanın karakterinin pürüzsüz denizlerde değil, dalgalı ve zorlu ilişkilerde bilendiğini son derece net ve vurucu bir biçimde özetliyor.