Sigaranın dumanına benzer imkânsız hayaller; sadece seni zehirler ve süzülüp uçup gider.
-Alper Sezer.
Bu aforizma, somut bir alışkanlık ile soyut bir zihinsel süreç arasında kurduğu paralel üzerinden geçicilik, zarar ve boşunalık temalarını işler.
Cümlenin katmanları ve altındaki anlamlar şu şekilde açıklanabilir.
Sigara dumanı gözle görülür, biçim alır ancak asla kavranamaz; tutmaya çalıştığınızda parmaklarınızın arasından kayıp gider. İmkânsız hayaller de böyledir; zihinde ne kadar somut ve parlak görünürse görünsün, gerçekliğe temas edemez, bir süre zihni meşgul ettikten sonra geride hiçbir şey bırakmadan yok olur.
Duman yok olup giderken arkasında temiz bir hava değil, bedene işleyen zehirli tortular bırakır. Gerçekleşmesi mümkün olmayan hayaller de masum değildir; insanı eyleme geçmekten alıkoyar, zihinsel enerjisini tüketir ve bittiğinde geride hayal kırıklığı ile zaman kaybı bırakır. Duman bedeni, gerçekleşmeyecek hayaller ise ruhu yavaş yavaş zehirler.
İnsan sigara içerken anlık bir rahatlama hisseder; aynı şekilde imkânsız hayallere sığınmak da kaçış arayan bir zihne geçici bir konfor sağlar. Ancak her ikisi de sahtedir; illüzyon bittiğinde elde kalan tek şey gerçeğin soğukluğu ve birikmiş zarardır.
Özetlemek gerekirse aforizma, tutunamadığımız ama bizi yavaş yavaş tüketen her türlü soyut ve somut bağımlılığın insanda bıraktığı izi vurucu bir benzetmeyle ifade eder.