Siyasetin en kolay tarafı, seçim meydanlarında mikrofonu eline alıp "yapacağız, edeceğiz" diye sözler vermektir.
Çünkü o anlarda kelimeler bedavadır, vaatler ise umut tacirliğinin en süslü enstrümanıdır. Ancak sandıklar kapanıp o mühür vurulduktan sonra işin rengi değişir. O mühür artık sadece bir kağıdın üzerine değil, bir şehrin kaderine, beş yılın sorumluluğuna vurulmuştur.
Zonguldak genelinde, ilçe ve beldelerimizde belediye başkanlarımızın görev süresinde tam 730 gün geride kaldı. Yani koca bir iki yıl...
Siyasetin yazılı olmayan kuralıdır: İlk iki yıl, genellikle "enkaz devraldık", "borç çok", "projeleri hazırlıyoruz" mazeretlerinin arkasına sığınılan bir alışma dönemidir. Ama artık durup bir nefes alma ve aynaya bakma vakti geldi.
Unutmayın; o sandıktan çıkan oylar sadece birer tercih değildir. O oylar, bu şehrin geleceğine, çocukların yarınına dair verilmiş birer emanettir.
Halkımız feraset sahibidir; başkanın makam koltuğunda ne kadar şık oturduğuna, hangi açılışta boy gösterdiğine bakmaz. Halk, sokağına çıktığında ayağının çamura değip değmediğine, musluğundan akan suya, çocuğunun parkına, şehrinin vizyonuna bakar. Kısacası halk, başkanın bıraktığı esere bakar.
Şimdi tüm belediye başkanlarımıza sesleniyorum:
Geçen 730 gün, mazeret üretme ve yerini sağlama alma dönemiydi. O kredi bitti.
Önünüzde kalan 1095 gün ise artık maharet sergileme dönemidir. Artık "planlıyoruz"
demek yetmez, "yaptık" demek zorundasınız.
Zonguldak, ilçeleri ve beldeleriyle birlikte bir bütündür. Bizler de bu şehrin kalemleri olarak, geçen bu iki yılın dökümünü tek tek masaya yatıracağız. Kim hangi vaatle geldi, hangisini hayata geçirdi? Kim halkın içine karıştı, kim makam katlarına hapsoldu?
Vakit, vaatleri icraata; projeleri hayata geçirme vaktidir.
Bizim değerlendirmemiz sadece halkın menfaati olacak. Çünkü biliyoruz ki; söz vermek kolaydır ama o söze bir eserle mühür vurmak zordur. Bakalım, kimler mühür vuracak, kimler sadece yerini koruyacak?
Takipteyiz...
Kalın sağlıcakla.
Latif Aydemir.