Birinden nefret etmek, onu sevmekten daha kolaydır.
-Alper Sezer.
İnsan psikolojisi, savunma mekanizmaları ve toplumsal dinamikler açısından bakıldığında bu aforizma
son derece güçlü bir gerçeğe parmak basar. Nefretin sevgiden daha kolay hissettirmesinin temel
nedenleri şunlardır.
Sevgi; emek, sabır, empati ve kırılganlığı kabul etmeyi gerektirir. Birini sevmek için onun eksiklikleriyle
yüzleşmek ve tolerans göstermek zorundasınızdır. Nefret ise tek taraflı, keskin ve yüzeysel bir
tepkidir; karşı tarafı anlamaya çalışma çabası gerektirmez.
Nefret, genellikle korku, kırgınlık veya yetersizlik duygularının bir zırha bürünmüş halidir. İnsanlar
incinmekten korktuklarında veya kontrolü kaybettiklerinde, sevginin getirdiği riski almak yerine
nefretin sunduğu sahte güç hissine sığınırlar.
İnsan beyni, tehdit olarak algıladığı unsurlara (nefret/öfke) çok daha hızlı tepki vermeye
programlanmıştır. İlkel dürtülerimiz tehlikeden kaçınmayı veya onunla savaşmayı önerdiği için
olumsuz duygular daha hızlı tetiklenir.
Özetlemek istersek; nefret etmek bir yıkım ve kaçış eylemi olduğu için çabasızdır, sevmek ise inşa
etmeyi ve sorumluluk almayı gerektirdiği için cesaret ister.