Ramazan ayının manevi iklimini, yardımlaşmanın ve dayanışmanın doruğa çıkması gereken o mübarek günleri yaşıyoruz. Kaymakamlık, belediye, siyasi partiler, iş insanları ve esnaflarımız... Herkes bir elin verdiğini diğer elin görmediği o kadim geleneğimizi yaşatmaya çalışıyor. Niyetler hayır, akıbetler hayır olsun; Allah herkesin yaptığı iyiliği kabul eylesin.

Ancak ne yazık ki, bazen yardımlaşmanın o saf ruhuna siyasetin gölgesi düşüyor.
Geçtiğimiz günlerde Doğancılar köyü sakinlerinden Ramis Gegekli ile ilgili bir iddia gündeme geldi. İddiaya göre Gegekli, AK Parti Gökçebey İlçe Teşkilatı’na giderek Ramazan kumanyası talep etmiş; orada kendisine partiye üyelik durumu sorulmuş. Bu durumun ardından İYİ Parti üyesi Atakan Çiçek’in yanına giderek derdini anlattığı ve yardımın oradan sağlandığı ifade ediliyor.
Bu konu bana hem Atakan Çiçek hem de MHP eski İlçe Başkanı Tuna Çapcı tarafından aktarıldı. Ben de bir gazeteci sorumluluğuyla, kamuoyunu ilgilendiren bu iddiayı köşeme taşıdım.

Kritik Bir Hata: Ses Kaydı Meselesi

Konunun muhatabı olan AK Parti Gökçebey İlçe Başkanı Nurşen Yılmaz ile bir araya geldiğimde, kendisi bu iddiaları yalanlamak adına Ramis Gegekli ile yaptığı telefon görüşmesinin ses kaydını bana dinletti.

Burada durup bir parantez açmak gerekiyor: Hiç kimsenin, hangi sıfatı taşırsa taşısın, bir başkasının sesini rızası dışında kayda alması ve bunu üçüncü şahıslara dinletmesi kabul edilemez. Bu durum sadece siyasi nezakete aykırı değil, aynı zamanda Türk Ceza Kanunu’na (TCK) göre suçtur; özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğini ihlaldir. Bir siyasi parti temsilcisinin "kendini haklı çıkarma" çabasıyla hukuku ve etik değerleri bir kenara bırakması, ilçemizin siyaset anlayışı adına üzücüdür. Kimin yalan, kimin doğru söylediği elbet bir gün gün yüzüzüne çıkar; ancak hukuka aykırı yöntemlerle haklılık kanıtlanamaz.

Özür Dilemek Erdemdir, Peki Ya Yarın?
Eğer Atakan Çiçek ve Tuna Çapcı’nın aktardıkları yanlış bilgilere dayanıyorsa, ben Sayın Nurşen Yılmaz’dan ve ilçe teşkilatından özür dilemesini bilirim. Erdem, bir hata varsa onu kabullenmektir.
Peki ya yarın? Köylere yapılan hizmetleri, yarım kalan yatırımları konuşurken yine karşı karşıya geleceğiz. O gün geldiğinde, hizmette aksama yaşandığında, muhtarlarımızdan ve vatandaşlarımızdan özür dileme sırası acaba kimde olacak???

Gökçebey’in Gerçek Gündemi Unutulmasın
Gönlüm isterdi ki, ilçemizin yetkilileriyle bu kişisel tartışmaları veya hukuk sınırlarını zorlayan kayıtları değil; Gökçebey’in geleceğini konuşalım.
* Organize Sanayi Bölgesi (OSB) çalışmaları hangi aşamada?
* İlçenin girişindeki köprü meselesi ne zaman nihayete erecek?
* Eğitim yatırımları ve Agusto Deresi ıslahı gibi temel sorunlar ne zaman masadan kalkıp hayata geçecek?
Bizim asıl görevimiz, ilçenin kaderini değiştirecek bu projelerin takipçisi olmaktır. Küçük hesaplar, büyük vizyonların önüne geçmemelidir.
Allah herkesin kalbine göre versin.
Sağlıcakla Kalınız.