Maneviyatın doruğa çıkması, ruhların arınması, yardımlaşmanın sessizce ve asaletle yapılması gereken bir Ramazan ayının yarısına geldiğimiz şu günlerde ne yazık ki, bu kutsal iklimi bile kendi kirli siyasi hesaplarına, oy avcılığına ve reklam şovlarına alet edenleri hayretle değil, nefretle izliyoruz.
Dini Siyasete Basamak Yapanlar!
İftar sofralarını ibadet yeri değil, seçim karargahı gibi kullananlara sesleniyorum: O sofralarda oturan garibanın rızkı üzerinden siyaset devşirmek, hangi vicdana sığar? Kameralar eşliğinde yapılan yardımlar, flaşlar patlarken uzatılan paketler; yardımlaşma değil, düpedüz teşhirciliktir. Din, sizin koltuk sevdanızın dolgu malzemesi değildir!
Maneviyat Sizin Seçim Broşürünüz Değil!
Ezan sesinden, cami avlusundan, iftar topundan oy devşirmeye çalışan zihniyet; toplumun en saf duygularını istismar ederek aslında en büyük kötülüğü inancımıza yapıyor. İnsanlar geçim derdiyle boğuşurken, Ramazan’ın getirdiği bir lokma ekmeği paylaşma nezaketini "gövde gösterisine" dönüştürenler, halkın gözünde samimiyetini çoktan yitirmiştir.
Artık Yeter!
Bu halkın inancını, kutsalını, bayrağını ve camisini siyaset meydanına meze yapmaktan vazgeçin. Siyasetinizi hizmetle, projeyle, dürüstlükle yapın; milletin dualarıyla, sahurdaki sessizliğiyle değil! Ramazan’ı fırsat bilip sahte gülücüklerle sahneye çıkanlara halkın cevabı tokat gibi olacaktır.
Zira bu millet, kimin gerçekten "Hakk" için, kimin sadece "koltuk" için o sofraya oturduğunu çok iyi biliyor.
Siyaseti dine alet edenlere, kutsalı çıkarına kalkan yapanlara bir kez daha yazıklar olsun!
Sağlıcakla kalın.