Gökçebey’de zaman ilerlemiyor, sadece takvim yaprakları değişiyor.
Yıllar geçiyor ama sorunlar aynı yerde duruyor.
Bu bir tesadüf mü? Elbette değil.

Bu ilçenin geleceği, vizyonsuzluğun ve bitmek bilmeyen ihtirasın arasında sıkıştırılmış durumda.
Gökçebey büyümesin diye uğraşan bir akıl var.
Küçük, dar ve kendi çıkarlarından başka hiçbir şey görmeyen bir akıl.

Kendini çok zeki sanıyor.
Oysa akıl, engellemek değildir.
Akıl; üretmek, cesaret almak ve yol açmaktır.

Ortada proje yok.
Ortada cesaret yok.
Ama koltuğu kaybetme korkusu, hırs ve kibir fazlasıyla var.

Bu ilçe; potansiyeliyle değil, engellenmişliğiyle konuşuluyor.
Yapılabilecekler yapılmıyor, fırsatlar heba ediliyor, yıllar kaybettiriliyor.
Sonra da çıkıp vitrin siyasetinin arkasına saklanılıyor.

Ankara’ya buradan açık bir not düşelim:
Gökçebey’de yaşananlar görülüyor.
Bu sessizlik bir onay değil, sabırdır.
Ve her sabrın bir sonu vardır.

Fotoğraflarla, tabelalarla, göstermelik hamlelerle bu gerçek örtülemez.
Millet kimin çalıştığını, kimin sadece engel olduğunu çok iyi biliyor.

Sandık günü geldiğinde;
kim bu ilçeye omuz verdi, kim de bu ilçenin ayağına pranga oldu net bir şekilde ortaya çıkacak.

Çünkü Gökçebey sahipsiz değil.
Ve hiçbir ilçe, bir kişinin ihtiraslarına mahkûm değildir.
Ne dersiniz?
Sağlıcakla kalınız.