2026-2027 sezonu olan Nesine 3. Lig 1. Grup’ta perde açıldı. Ancak Zonguldakspor için sezon başlangıcı hiç de beklenildiği gibi olmadı.

Şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri olarak gösterilen kırmızı-lacivertliler, ligin ilk haftasında deplasmanda İnkılap FK’ya 3-2 mağlup olarak sezona puansız başladı.

Skor elbette futbolun bir parçası…

Ama Zonguldakspor açısından asıl düşündürücü olan 3-2’lik yenilgiden çok, sahaya yansıyan futboldu.

Çünkü bu takımın hedefi belliydi.

Yönetim sezon öncesinde önemli transferlere imza attı. Kadro, grubun iddialı ekiplerinden biri haline getirildi. Hazırlıklara birçok rakibinden daha erken başlandı. İki ayrı Bolu kampı gerçekleştirildi. Yani sezon başında Zonguldakspor’un elinde “hazırlık süreci tamamlanmış, kadrosunu erken oluşturmuş, fiziksel ve taktik açıdan hazır olması gereken” bir takım vardı.

Karşı tarafta ise hazırlıklara çok daha geç başlayan, transferlerini son 10 gün içerisinde gerçekleştiren İnkılap FK vardı.

Kağıt üzerinde favori belliydi.

Fakat futbol kağıt üzerinde oynanmıyor.

Sahada mücadele eden, koşan, doğru hamleleri yapan ve maçın gereğini yerine getiren kazanıyor.

İnkılap FK’da doğru oyunla Zonguldakspor’u yendi.

İki kez öne geçtik, maçı verdik
Zonguldakspor’un maçta iki kez öne geçmesine rağmen skoru koruyamaması başlı başına üzerinde durulması gereken bir konu.

Bir takım deplasmanda iki kez öne geçiyorsa, hele ki şampiyonluk hedefiyle yola çıkmışsa, o avantajı koruyabilmeli.

Koruyamıyorsa burada sadece futbolcuları suçlamak kolaycılık olur.

Teknik heyetin de devreye girmesi gerekir.

Rakibin ne yaptığını görmek, oyunun nereye gittiğini okumak, gerekli önlemleri zamanında almak ve maçın gidişatını değiştirecek hamleleri yapmak teknik adamın görevidir.

İşte tam bu noktada Barış Şeref’in performansı ciddi şekilde sorgulanmalıdır.

Çünkü İnkılap FK karşısında oyun Zonguldakspor’un elinden çıkarken, kenarda yapması gereken dokunuşları bazen geç bazen de erken yaptı. Muhammed Leyis Alzin 90’da oyuna alırken, sahanın en iyi adamı olan Emre Köroğlu 54’de oyundan aldı. 61’de Nevzat Bilen oyuna alırken, kaptan Serhat Baştan 90 dakika oyunda kaldı. Kaptan 60’dan sonra gidecek hali kalmadı. Nevzat Bilen’inde hazır olmadığı ve saha da ağır olduğu gözlendi. Bertuğ Bayar penaltı kaçırdı ama 90 dakika boyunca diğer oyuncular gibi o da kötü bir performans ortaya koydu. Emre Köroğlu ve Serhat Baştan dışında diğer oyuncular hayal kırıklığı yaşattı.


Sonuç? İki kez öne geçen Zonguldakspor, sahadan 3-2 mağlup ayrıldı.

Barış Şeref ilk maçta sınıfta kaldı.

ASIL ŞAŞIRTAN KONDİSYON!
Fakat benim açımdan maçın en düşündürücü tarafı sadece taktik ve oyun okuma meselesi değildi.

Kondisyondu.

Evet, yanlış okumadınız.

Kondisyon…

Çünkü Barış Şeref’in bu konuda ne kadar titiz olduğunu, ne kadar iyi çalıştığını bilenlerdenim. Onun takımlarının fiziksel olarak güçlü olması beklenir.

Zaten sezon öncesi hazırlık programına baktığımızda da Zonguldakspor’un bu konuda avantajlı olması gerekiyordu.

Zonguldak’ta başlayan hazırlıklar…

Ardından iki Bolu kampı…

Erken oluşturulan kadro…

Uzun bir hazırlık dönemi…

Bütün bunların sonunda ilk resmi maçın özellikle ikinci yarısında çok sayıda futbolcunun fiziksel olarak oyundan düşmesi gerçekten düşündürücü.

Daha maçın 30. dakikalarından itibaren bazı oyuncuların tempolarının düşmesi, ikili mücadelelerde geri kalmaları ve oyunun son bölümünde sahada adeta yürümekte zorlanmaları, ister istemez soru işaretlerini beraberinde getiriyor.

Oyuna sonradan giren futbolcuların da beklenen enerjiyi verememesi ise işin başka bir boyutu.

Hazırlıklara geç başlayan İnkılap FK karşısında, iki kamp yapmış, sezonu erken açmış Zonguldakspor’un fiziksel olarak rakibinden daha geride görünmesi kabul edilmesi kolay bir tablo değil.

Burada mutlaka teknik heyetin ciddi bir değerlendirme yapması gerekiyor.

Transferler erken, kamp erken… Peki neden bu görüntü?
Zonguldakspor’un bu sezonki en büyük avantajlarından biri, geçmiş sezonlarda yaşanan problemlerin önemli bölümünün ortadan kaldırılmış olmasıydı.

HATIRLAYALIM…

Zonguldakspor’da daha önce görev yapan teknik adamların önemli bir bölümü sezonlara eksik kadroyla başladı.

Transferler gecikti.

Bazı futbolcular sezon başladıktan sonra takıma katıldı.

Hazırlık dönemleri istenilen ölçüde değerlendirilemedi.

Dolayısıyla teknik adamların elinde tam anlamıyla şekillenmiş bir takım olmadan lige başlama zorunluluğu ortaya çıktı.

Barış Şeref ise bu anlamda oldukça şanslıydı.

Transferler erken yapıldı.

Kadro erkenden oluşturuldu.

Hazırlıklara erken başlandı.

Kamplar gerçekleştirildi.

Yani teknik adamıın istediği sistemi çalıştırması, futbolcuların birbirine alışması ve fiziksel olarak hazır hale gelmesi için gereken zaman vardı.

Böyle bir ortamda ilk haftada ortaya çıkan futbolun bahanesi çok fazla olamaz.

Elbette bu sadece bir maç.

Bir maçla şampiyon olunmaz, bir maçla da şampiyonluk kaybedilmez.

Bunu kabul ediyorum.

Fakat bazı maçlar vardır ki skorun ötesinde mesaj verir.

İnkılap FK karşılaşması da Zonguldakspor adına böyle bir maç oldu.

Bu futbol devam ederse…
Şimdi asıl soruyu sormak gerekiyor:

Zonguldakspor, İnkılap FK karşısında oynadığı futbolu sezon boyunca sürdürecek mi?

Eğer cevap “evet” ise işimiz gerçekten zor.

Çünkü şampiyonluk hedefleyen bir takımın, hazırlıklara kendisinden çok daha geç başlayan bir rakip karşısında bu kadar etkisiz, bu kadar kırılgan ve özellikle maçın ilerleyen bölümlerinde bu kadar fiziksel olarak düşmesi ciddi bir alarmdır.

Bu görüntü devam ederse bırakın şampiyonluğu, ligde kalma mücadelesi veren bir Zonguldakspor izlemek zorunda kalabiliriz.

Tabii ki bu bir kehanet değil.

Birinci hafta maçından sezonun tamamına yönelik kesin hüküm vermek de doğru değil.

Ama futbolun bir gerçeği var:

İlk maçlar bazı şeyleri gösterir.

İnkılap FK maçı da Zonguldakspor’un çözmesi gereken bazı problemleri daha ilk haftadan ortaya koydu.

Fatura kime kesilecek?
Futbolcuların formsuzluğu tartışılabilir.

Bazı oyuncuların fiziksel olarak hazır olmaması tartışılabilir.

Transferlerin beklentiyi karşılayıp karşılamadığı önümüzdeki haftalarda daha net görülebilir.

Ama teknik direktörün oyuna müdahalesi, rakibi analiz etmesi ve takımın düşüşüne çözüm üretmesi tartışmaya açıktır.

Benim gördüğüm tabloya göre İnkılap FK karşısında alınan bu mağlubiyetin faturasında teknik direktör Barış Şeref’in payı büyüktür.

Çünkü elindeki imkanlar ortada.

Erken yapılan transferler…

Erken başlayan hazırlıklar…

Kamplar…

Geniş kadro…

Yüksek beklenti…

Bütün bunlara rağmen ilk maçta ortaya çıkan futbol, beklentilerin çok uzağında kaldı.

Üstelik takım iki kez öne geçtiği maçı kazanamadı.

İşte burada teknik adamın sorumluluğu başlıyor.

Barış Şeref’in önümüzdeki haftalarda yapması gereken ilk iş, İnkılap FK maçını bir kez daha izlemek ve sadece “Nerede hata yaptık?” sorusunu değil, “Neden bu kadar erken oyundan düştük?” sorusunu da sormak olmalı.

Çünkü mesele yalnızca 3-2 kaybedilen bir maç değil.

Mesele, şampiyonluk hedefiyle yola çıkan bir takımın ilk haftada verdiği görüntü.

Daha yolun başındayız ama alarm çalıyor
Zonguldakspor’un önünde uzun bir sezon var.

Bir mağlubiyetle ne karalar bağlamak gerekir ne de bütün umutları tüketmek…

Ancak sorunları görmezden gelmek de doğru olmaz.

İlk haftada alınan yenilgi, teknik heyet ve futbolcular için önemli bir uyarıdır.

Yönetimin yaptığı yatırımların karşılığını almak isteyen bir camia var.

Tribünlerin beklentisi yüksek.

Şampiyonluk hedefi konulmuş.

Böyle bir ortamda Zonguldakspor’un sahaya çok daha farklı bir kimlikle çıkması gerekiyor.

İnkılap FK karşısında yaşananlar bir daha tekrarlanmayacaksa, bu mağlubiyet belki sezonun erken döneminde alınmış değerli bir ders olarak kalır.

Ama aynı görüntüyü önümüzdeki haftalarda da görürsek, o zaman “İlk maçtı, olur böyle şeyler” deme lüksümüz kalmaz.

Çünkü şampiyonluklar sadece kaliteli transferlerle kazanılmıyor.

Doğru oyun, doğru taktik, doğru fiziksel hazırlık ve maç içerisinde doğru müdahaleler gerekiyor.

Zonguldakspor’un bunların tamamına ihtiyacı var.

Şimdilik görünen o ki;

İnkılap FK karşısında alınan bu yenilgi, en çok da teknik adam Barış Şeref’e yazar.

İnşallah Karabük İdman Yurdu maçı itibariyle çıkışa geçeriz.