Karadeniz’in köklü endüstri mirasına ve yaklaşık 120.000 nüfuslu kent merkezine sahip Zonguldak için dönüşüm vizyonu; kömürle özdeşleşmiş "endüstriyel kimliği", Karadeniz’in dik yamaçları ve kıyı hattıyla entegre eden sürdürülebilir bir model üzerine kurgulanmalıdır. Kentin dik coğrafyası nedeniyle devasa yeni alanlar açmak yerine, var olan endüstri mirasi yapılarını, tarihi spor alanlarını ve toplumsal odak noktası olan ibadethaneleri dönüştürerek kültüre, spora ve sosyal hayata kazandırmak en doğru stratejidir.
Kültür ve sanat vizyonunda kentin edebi ve endüstriyel geçmişi başrole çıkarılmalıdır. Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu gibi şairlerin mirasını taşıyan Zonguldak’ta, mevcut Devlet Tiyatrosu sahnesine ek olarak, kömür ocaklarından veya Türkiye Taşkömürü Kurumu'na (TTK) ait atıl ambar/lavuar alanlarından dönüştürülen sanatsal mekanlar oluşturulmalıdır. Liman Arkası veya Fener Mahallesi’nin tarihi dokusuna entegre edilecek 600-800 kişilik çok amaçlı bir kültür merkezi; tiyatro, madenci korosu konserleri ve panellere ev sahipliği yapmalıdır. Alışveriş merkezlerindeki tipik sinemalar yerine, Zonguldak’ın zengin edebiyat geçmişine atıfta bulunan "Kelebeğin Rüyası Sanat Sineması" gibi 50-100 kişilik bağımsız film salonları kurulabilir. Karadeniz’e nazır Fener Feneri civarında veya Liman Arkası mevkiinde kayalıklara entegre 1.500-2.000 kişilik bir açık hava amfitiyatrosu inşa edilerek yaz akşamlarında deniz kenarında film gösterimleri ve konserler düzenlenebilir. Eski maden atölyeleri ise sergi salonları ve seramik/heykel atölyelerini barındıran bir "Endüstriyel Kıyı Sanat Galerisi" olarak kente kazandırılmalıdır.
Spor yatırımlarında ise hırçın Karadeniz, kentin topoğrafyası ve spor hafızası bütüncül olarak değerlendirilmelidir. Bu kapsamda en kritik adım, şehrin tarihi spor mabedi olan Karaelmas Kemal Köksal Stadyumu’nun (Eski Futbol Stadyumu) modern kent mimarisine uygun şekilde yeniden inşa edilmesidir. Dik yamaçların arasında, kentin kalbinde yer alan bu tarihi stadyum; sadece futbol maçlarının oynandığı bir alan değil, etrafında atletizm pisti, kapalı spor salonları, amatör kulüp çalışma alanları ve halka açık yürüyüş/fitness parkurları barındıran yaşayan bir spor kompleksine dönüştürülmelidir. Stadyumun alt katları ve çevresi, kış aylarında gençlerin kullanabileceği kapalı antrenman alanları ve spor kütüphaneleriyle desteklenmelidir. Denize kıyısı olan Kızlar Plajı, Kapuz Plajı ve Kozlu sahil şeridinde kurulacak donanımlı bir Su Sporları Merkezi ise kürek, kano, rüzgar sörfü ve yelken kulüpleriyle gençleri Karadeniz’le buluşturmalıdır. Zonguldak Kordonu’ndan başlayıp Kozlu Sahili’ne ve stadyum kompleksine bağlanan kesintisiz, motorlu araçsız bir sahil koridoru kentin aktif yaşam hattını oluşturacaktır. Ayrıca kentin dik yamaçları ve orman örtüsü değerlendirilerek Gökgöl Mağarası çevresi ve dağlık hat boyunca trekking, dağ bisikleti ve patika koşusu (trail running) rotaları kurgulanmalıdır.
Kentin manevi ve sosyal dokusunu güçlendirmek adına dini ibadet yerlerinin ihyası ve çevre düzenlemesi kent bütünleşmesinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alınmalıdır. Kent merkezinde simgeleşmiş sahil camisi Uzun Mehmet Camii ve tarihi taş mimarisiyle öne çıkan Ulu Cami başta olmak üzere; mahalleye yayılan ibadethanelerin mimari dokusu korunarak bakımları yapılmalı, fiziksel imkanları iyileştirilmelidir. İbadethaneler sadece birer ibadet alanı olarak değil; avluları, kütüphaneleri, şadırvanları ve dinlenme alanlarıyla kent insanının nefes aldığı, gençlerin ve yaşlıların vakit geçirebileceği peyzajı güçlü "kentsel meydanlara" dönüştürülmelidir. Ayrıca, ibadethanelerde kullanılacak aydınlatma ve ısıtma sistemlerinde güneş enerjisi gibi çevre dostu teknolojilere geçilerek bu alanlar kentin sürdürülebilirlik vizyonuna dahil edilmelidir.
Ekonomik girişimlerde "mavi ekonomi", endüstri turizmi ve gastronomi ön plana çıkarılmalıdır. Zonguldak’ın kömür kadar değerli olan yerel deniz ürünleri ve palamut/hamsi kültürü, liman bölgesinde kurgulanacak nitelikli bir "Kıyı Gastronomisi ve Balıkçılar Çarşısı" ile markalaştırılmalıdır. Gökgöl Mağarası, Maden Müzesi ve Kömür Deneyim Ocağı ile entegre bir "Endüstriyel Miras Turizmi" rotası oluşturulmalı; Üzülmez Kültür Vadisi gibi projelerle kültür turizmi desteklenmelidir. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nin yaklaşık 30.000 öğrencilik genç nüfus enerjisini kentte tutmak ve uzaktan çalışan dijital göçebeleri çekmek amacıyla, Fener Mahallesi’nde Karadeniz manzaralı tarihi Fransız evlerinden biri restore edilerek yüksek hızlı internetli ortak çalışma merkezi (Co-working) ve teknoloji kuluçka alanına dönüştürülmelidir.
Zonguldak merkezinde Fener, Liman, Yeniden Yapılan Stadyum Kompleksi, İhyası Sağlanan İbadethaneler ve Meydanlar, Kordon ile Uzunmehmet Parkı’nı birbirine bağlayan kesintisiz bir "Kültür, Spor, Maneviyat ve Mavi Yaşam Aksı" kurmak kent merkezindeki yoğunluğu dengeleyecektir. Kış aylarındaki durgunluğu ve gri havayı kırmak adına kapalı mekanlarda düzenli tiyatro festivalleri, edebiyat günleri ve madenci korosu etkinlikleri planlanmalı; yaz başında "Uluslararası Karaelmas Su Sporları ve Doğa Festivalleri", sonbaharda ise hamsi ve balıkçılık kültürünü de içeren "Zonguldak Kıyı Gastronomisi ve İşçi Filmleri Festivali" düzenlenerek şehir canlı bir çekim merkezine dönüştürülmelidir.

Alper Sezer.