Küçük olaylarda bilenen insanın sonu büyük felaketlerdir.

-Alper Sezer.

Bu aforizma, insanın küçük meselelerde biriktirdiği öfke, kin ve hırsın zamanla kontrolden çıkarak yıkıcı bir güce dönüşmesini ifade eden derin bir psikolojik ve sosyolojik tespittir.​İfadenin temelinde yatan ana fikirler ve mekanizmalar şunlardır.

​"Bilenmek" fiili, zihinsel ve duygusal olarak bir kavgaya, hesaplaşmaya hazırlanmayı simgeler. Günlük hayatta önemsiz sayılabilecek küçük sürtüşmelerde sürekli öfkesini bileyen insan, duygusal yükünü boşaltmak yerine onu keskinleştirir. Her küçük olay, bir sonraki patlama için bir birikim alanına dönüşür.

​Küçük meselelerde esneklik gösteremeyen ve sürekli biriktiren kişiler, zamanla olayların boyutundan bağımsız olarak tepki vermeye başlar. Bilenmiş bir zihin, en önemsiz tetikleyicide bile muazzam bir yıkıcılıkla dışa vurur.

Küçük olayları basiretle yönetememek, kişinin muhakeme yeteneğini köreltir. Öfke ve kinle keskinleşen duygular, en sonunda hem kişinin kendi hayatını yakıp yıkar hem de çevresindekilere telafisi imkansız zararlar verir (ilişkilerin kopması, ağır hukuki/fiziksel sonuçlar, itibar kaybı vb.).

​Özetlemek istersek bu ifade; önemsiz pürüzlerde hırs yapıp öfkesini besleyenlerin, günün sonunda o öfkenin kurbanı olarak çok daha büyük bir yıkıma sürükleneceğini hatırlatan etkili bir uyarıdır.