Üniversiteye hazırlık sürecinde bu sözü; bizzat kendisi ve o süreçteki emeğin niteliği üzerinden okuduğumuzda, karşımıza ders masasında başlayıp ömür boyu sürecek bir karakter ve gelecek provası çıkar.
Sınava hazırlık, sadece test çözmekten ibaret bir dönem değildir; bireyin disiplini, iradeyi ve emeğin kutsallığını kavradığı bir olgunlaşma evresidir. Eğer bu süreç "hak edilmeden" geçiştirilirse, sınav gününden çok sonra bile kişiyi kovalayacak tehlikeli bir istikamet çizilir.
Hazırlık sürecinin önemi doğrultusunda bu aforizmamla anlatmak istediklerim şunlardır:
Bir öğrencinin sınav sürecini hakkını vererek geçirmek yerine; sürekli kaytararak, denemelerde kopya çekerek, sadece kendini ve çevresini kandırarak "çalışıyormuş gibi" yaptığını düşünelim. Bu sahte hazırlık döneminin çizeceği istikamet şudur:
Hazırlığın hakkını vermeyen öğrenci, sınav günü yaklaştıkça derin bir panik ve varoluşsal bir korku yaşar. Çünkü içten içe süreci hak etmediğini bilir.
Bunun yanında Hayatın en önemli eşiklerinden birini "emek vermeden geçiştirme" alışkanlığı kazanan birey, ileride meslek hayatında da hep kestirme yollara, hak edilmemiş kolaylıklara kaçmaya çalışır. Süreçteki samimiyetsizlik, bir karakter istikameti haline gelir.
Sınava hazırlığın asıl önemi, her gün o masanın başına oturup o acıyı ve disiplini göğüslemektedir. Konuları eksiksiz öğrenen, uykusundan feragat eden, her bir sorunun hakkını veren öğrenci, sadece sınava değil hayata karşı bir hak ediş kazanır.
Hazırlık sürecini tamamen hak eden bir genç, sınav salonuna girdiğinde ne gelirse gelsin "Ben elimden geleni yaptım" demenin iç huzurunu yaşar.
Sürecin hakkını vermek, insana şu sarsılmaz inancı aşılar: "Ben emek verirsem, karşılığını alırım." Sınav sonucu ne olursa olsun, bu hazırlık disiplini sayesinde o genç, hayatta hangi işi eline alsa eninde sonunda başarıya ulaşacağı bir istikamete girmiş demektir.
Özetle; Sınava hazırlık dönemi, gelecekteki başarının peşinatıdır. Eğer peşinatı sahte parayla (tembellikle, hileyle, ertelemeyle) ödemeye kalkarsanız, o sürecin sizi götüreceği istikamet "yetersizlik ve pişmanlık" olur. Hazırlığın önemini kavrayıp her günün hakkını vermek ise, pusulanızı ömür boyu yönünü kaybetmeyecek bir "özgüven ve hak ediş" istikametine sabitlemektir.