Bazı insanlar, sahip olduğu eşyalar üzerinden diğer insanlara üstünlük taslar.
-Alper Sezer.

Bu aforizmam, insanın maddi varlıkları bir güç ve statü sembolü olarak kullanarak kendisini başkalarından daha değerli veya yetkin gösterme çabasını ifade eder.

​Psikolojik ve sosyolojik açıdan bu durumu birkaç temel başlıkta açıklayabiliriz:

​Sosyolog Thorstein Veblen'in "Görünür Tüketim" (Conspicuous Consumption) olarak adlandırdığı bu durum; insanların bir eşyayı sadece ihtiyacı olduğu için değil, o eşyanın toplumda temsil ettiği saygınlık, zenginlik ve sınıf farkını sergilemek için satın almasıdır. Eşya, bir araç olmaktan çıkıp bir "etiket" haline gelir.

​Kendi içsel değerini, yeteneklerini, karakterini veya entelektüel derinliğini yeterli görmeyen birey, bu eksikliği dışsal nesnelerle kapatmaya çalışır. Pahalı bir araba, lüks bir saat veya son model bir telefon; kişinin kendi özsaygı eksikliğini örttüğü bir "zırh" işlevi görür.

​İnsan doğası gereği çevresiyle kıyaslanma eğilimindedir. Karakter, ahlak veya zekâ gibi kavramları ölçmek ve hemen sergilemek zorken; bir eşyanın fiyatını ve markasını sergilemek çok daha kolaydır. Bu yüzden eşyalar, insanlar arasında kestirme ama yüzeysel bir "üstünlük" yarışının aracı haline gelir.

​Özetle; aforizmam, insanın nesnelere yüklediği anlam üzerinden kendi değerini artırma ve bu yolla başkaları üzerinde psikolojik bir baskı veya hayranlık oluşturma yanılsamasını eleştirir.

Eşya sahibi olmak bir zenginlik belirtisi olabilir; ancak bu eşyayla üstünlük taslamak, karakter odaklı değil nesne odaklı bir kişilik göstergesidir.