Artık süslü cümlelere gerek yok.
Gökçebey bilinçli şekilde oyalanıyor, bilerek geri bırakılıyor.
Bunun adı vizyonsuzluk değil, bunun adı siyasi ahlaksızlıktır.

Herkes biliyor ama kimse yüksek sesle söylemiyor:
Bu ilçede siyaset, hizmet için değil;
hesap görmek, hesap kesmek ve koltuk tutmak için yapılıyor.

Organize Sanayi Bölgesi yıllardır ağızlarda sakız.
Köprü desen, dosyası var ama iradesi yok.
Proje var, fotoğraf var, açıklama var…
Ama taş üstüne taş yok.

Çünkü birileri şunu düşünüyor:
“Benim adım yazmıyorsa olmasın.”
“Ben yapmadıysam yapılamasın.”
“Ben kazanmadıysam Gökçebey de kaybetsin.”

İşte bu zihniyet, bu ilçenin en büyük düşmanıdır.

Siyasette ayak oyunları oynayanlar şunu iyi bilsin:
Siz birbirinizin ayağını kaydırırken,
bu ilçenin geleceğini kaydırıyorsunuz.
Gençler gidiyor, esnaf bitiyor, umut tükeniyor.
Sonra çıkıp “Neden Gökçebey büyümüyor?” diye soruyorsunuz.

Cevap çok basit ve çok acı:
Çünkü Gökçebey’in önüne bilerek set çekiliyor.

Bu bir ihmal değil, bu bir tesadüf hiç değil.
Bu açıkça bir tercihtir.
Ve bu tercihin bedelini ne siz ödüyorsunuz
ne de koltuklarınız…
Bu bedeli Gökçebey ödüyor.

Buraya açıkça not düşüyorum:
Gökçebey’i kişisel kavgalarınıza meze edenler,
yarın bu ilçenin yüzüne bakamayacak.
İsimler unutulur sanıyorsunuz ama unutulmaz.
Çünkü şehirler hafızasız değildir.

Bugün susanlar,
yarın “biz bilmiyorduk” diyemez.
Bugün görüp de görmezden gelenler,
yarın “biz istemiştik” masalını anlatamaz.

Bu ilçenin artık oyuna, oyalanmaya, ayak oyunlarına tahammülü yok.
Gökçebey ya hak ettiği yola girecek
ya da bu kirli siyasetin altında ezilmeye devam edecek.

Ve tarih şunu yazacak:
Siyasette küçük hesaplar kazandı, Gökçebey kaybetti.

Sözün bittiği yerdeyiz.
Ama sorumluluğun başladığı yerde…
Sağlıkca kalın.