Siyasette en ağır yük, bir siyasetçiye aktarılan seçmen veya dost kredisinin tükendiği andır. Yıllardır memleket kaygısıyla, değişim arzusuyla ve samimiyetle verilen her destek; günün sonunda halkın refahı, kentin geleceği ve verilen sözlerin tutulması amacını taşır. Ancak bazen ne kadar sabrederseniz edin, gerçeğin duvarına çarpar ve o acı muhasebeyi yapmak zorunda kalırsınız.
Ben bugün, tam üç dönem boyunca arkasında durduğum, desteğimi ve inancımı esirgemediğim Gökçebey Belediye Başkanı Vedat Öztürk ile yol ayrımına geldiğimi açıkça ifade etmek durumundayım.
Bir kente sevdalanmak, o kentin sorunlarını dert edinmek demektir.
Memleketimizin gelişmesi, altyapıdan istihdama, sosyal alanlardan kamu yatırımlarına kadar hak ettiği seviyeye ulaşması için taşın altına elini koyan her iradeye omuz verdik. Bu anlayışla, geçmişten bugüne uzanan samimi bir güven duygusuyla Sayın Öztürk’ün yanında yer aldık. Üç dönem boyunca verilen bu destek, şahsi bir menfaatin değil; tamamen kentin geleceğine duyulan inancın bir tecellisiydi.
Fakat bugün geldiğimiz noktada görüyorum ki; geçen yıllar kente beklenen ivmeyi kazandırmak yerine, verilen sözlerin unutulduğu, samimiyetin yerini vizyonsuzluğa bıraktığı bir tablo yaratmıştır. Destek verdiğimiz iradenin halkın taleplerine göz kapattığını, kentin kronikleşmiş sorunları karşısında yetersiz kaldığını ve verilen her fırsatın heba edildiğini görmek, bu memlekete gönül vermiş herkes gibi benim için de büyük bir pişmanlık kaynağıdır.
Siyasette körü körüne sadakat değil, ilkeli duruş esastır. Hataları görmezden gelmek, verilen sözlerin buharlaşmasına sessiz kalmak, o kentin geleceğine haksızlıktır. Zaman, verilmiş olan kredinin karşılıksız çıktığını net bir şekilde ortaya koymuştur.
Bu sebeple; Vedat Öztürk ile herhangi bir yol arkadaşlığım, siyasi veya kamuoyu nezdinde hiçbir bağım kalmamıştır. Geçmişte verdiğim üç dönemlik desteğin sorumluluğunu üzerimde hissederek, bu kararı ve pişmanlığımı kamuoyunun takdirine sunuyorum.
Benim tek derdim, tek tarafım ve tek sevdalısı olduğum yer yine bu kentin kendisidir. Yanlış gidişata ortak olmamak, hakikati haykırmak ve kentin geleceğini savunmaya devam etmek en temel borcumdur.
Sağlıcakla kalın.
Sağlıcakla kalın.