​Ceza, bir onaylama mekanizmasıdır.

-Alper Sezer.

"Ceza, bir onaylama mekanizmasıdır."
​İlk bakışta çelişkili (paradoksal) görünen bu ifade, cezanın yüzeysel amacının ötesine geçip toplumsal ve psikolojik işlevine odaklanan derin bir kurguya sahiptir. Normal şartlarda ceza, istenmeyen bir davranışı reddetme, durdurma veya cezalandırma aracı olarak bilinir. Ancak bu aforizma, olayı tam tersi bir açıdan ele alarak şu temel mekanizmaları görünür kılar.

​Bir sistemin (devlet, aile, kurum veya toplum) koyduğu kuralın geçerli sayılabilmesi için o kuralın ihlal edildiğinde bir karşılık bulması gerekir. Eğer bir suç işlenir ve cezasız kalırsa, o kural kağıt üzerinde kalsa da fiilen yok sayılmış olur.
​Ceza uygulamak; sistemin "Bu kural hâlâ geçerlidir, otoritemiz aktiftir ve sınırımız burasıdır" diyerek kendi varlığını ve normlarını onaylamasıdır.

​Ceza, ihlal edilen adalet duygusunu yeniden tesis eder.
​Mağdura veya topluma "Sana yapılan şey yanlıştı, senin mağduriyetini görüyor ve haklılığını onaylıyoruz" mesajı verir.
​Aynı zamanda failin eylemini bir "kaza" veya "rastlantı" olarak değil, bilerek yapılmış bir tercih olarak kabul eder. Yani faili, kendi eyleminin sorumluluğunu taşıyabilecek yetişkin/özgür bir birey olarak muhatap alıp onaylar.

​Sosyolog Émile Durkheim’ın da belirttiği gibi, cezanın asıl hedefi sadece suçluyu ıslah etmek değildir; toplumun geri kalanına neyin "yanlış" olduğunu hatırlatmaktır.
​Ceza kesildiği an, o davranış resmi olarak "sınırın dışı" ilan edilir. Ceza, kuralın kural olduğunu toplumsal hafızada tekrar tekrar onaylayan bir ritüeldir.

​Aforizmanın karanlık veya ironik bir boyutu da vardır:

​Fail açısından: Bazı durumlarda ceza almak, failin yasadışı kimliğini, sistem karşıtlığını veya güç mücadelesini onaylar. Suçlu, aldığı ceza ile varlığını sisteme kabul ettirmiş olur.

​Cezalandıran açısından: Ceza vermek, bazen otoritenin acziyetini onaylamaktır. Eğitimde veya yönetimde ceza, ikna ve iletişim yolları tükendiğinde devreye girer. Yani ceza, otoritenin başka çaresi kalmadığını onaylayan son çaredir.

​Özetlemek gerekirse bu aforizma; cezanın sadece olumsuzlama (reddetme) eylemi olmadığını, aksine sistemi, sınırları, kuralı ve gerçekliği yeniden inşa edip onaylayan kurucu bir güç olduğunu vurgular.