Eylül ve Ekim ayı itibarıyla yoğun seyahatlerimiz var.
Eylül ayına hızlı girdik.
Eylül başında Karabük’te TDGF olarak Türk Dünyası belgesel ödüllü film gösterimlerine katıldık.
Karabük’te ülkenin en büyük medya çatı grupları da buluştu.
Önemli bir toplantıya ev sahipliği yapıldı.
TGF, TDGF ve TİMBİR birlikteliğinde yapılan toplantıya KAGİD ev sahipliği yaptı.
Eylül ayının 2-4 arası Karabük’te üst düzey önemli toplantı ve ziyaretlere katıldık.
Eylül ayının 15–17 arası Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığının misafiri oluyoruz.
Ev sahipliğini ise Kocaeli/Gebze Gazeteciler Cemiyeti yapacak.
Kocaeli/Kandıra bölgesinde iki günlük bir kampa giriyoruz.
Eylül ayının 22-25 arası ise Romanya/Bükreş Türk iş insanları, Türkiye’den gazeteci olarak önemli bir heyeti ağırlayacak.
Zonguldak olarak orada olacağız.
Kendi adımıza gazeteci olarak vize sorunumuz yok.
Daha önce ZTSO başkanımıza yurt dışı programlarınızda ZGC adına temsilci verebiliriz demiştik.
İsteğiniz gazeteciyi seçebilirsiniz. Tabii ki ZGC üyesi olanlar olmak şartı ile.
Altını çiziyorum (Gri Pasaport): bizim vize sorunumuz yok.
Maalesef bu teklif ve taleplerimiz karşılık bulmadı.
ZTSO Başkanımız bizleri hiçbir iş konseyi toplantı ve ziyaretlerine getirmedi.
Bizler burada sadece gezme amaçlı değil, ilimiz adına neler yapılıyor ve neler yapabileceğimizi görmek ve Zonguldak kamuoyuna duyurmak adına orada olmak istiyorduk.
ZTSO getirmediyse biz de olursa bir fırsat veya davet gelirse MÜSİAD ile gideriz.
Yani bu işbirliklerini yerinde görmek, habercilik ve ilimiz adına bizleri de mutlu eder.
Ama bizler ZGC olarak maşallah diyelim:
Dünyanın her yerinden özel davetler alıyoruz. Yurt içi ve dışı önemle çağrılıyoruz.
Ülke geneli çatı gruplarında yönetici olarak yer alınca davetler de peşi sıra geliyor.
Tabii ki ZGC olarak ülke ve dünya geneli ayrıcalığımız var.
Romanya’da Zonguldaklı başarılı Türk iş insanı Sabit Danış, başkana da inşallah bir sürpriz yapacağız.
Tabii ki orada olursa.
Eylül ayı böyle yoğun geçerken,
Ekim ayının ilk haftasında ise Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu'nun 11. Türk Belgesel Film gösterimi adına gala gecemiz var.
7-10 Ekim tarihlerinde Ankara’da gerçekleşecek törenlerde yönetim kurulu üyesi olarak önemli yer alacağız.
Uluslararası bir öneme sahip olan törende Türk Cumhuriyetlerinden yüksek katılım olacak.
Birincilere ve dereceye girenlere ödülleri verilecek.
İnanıyorum ki güzel bir ödül töreni olacak.
Biz de heyecanlıyız.
Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu'nun 11. Türk Dünyası Belgesel Film festivali sonrası ise yine aynı ay Kırgızistan/Bişkek’e gideceğiz.
Bişkek’e Ekim ayının 20’sinden sonra gideceğiz.
Birkaç günlük bir program diye biliyorum. Ana hatları tam belli olmadı.
Ulaşım adına TİKA sağolsun bu konuda bizlere büyük yardımcı oluyor.
TİKA Türkiye ve Türk Cumhuriyetleri buluşmasını önemle sağlıyor.
Köprü grevi görüyor.
Kırgızistan’da Manas Üniversitesi'nde olacağız.
Kırgızistan'dan sonra bildiğim kadarıyla birkaç ülke daha var.
Süreç uzun olduğu için kendi adıma Kırgızistan’dan döneceğiz.
Aslında Türkmenistan’a önemle gitmek istiyorum.
Şimdiye kadar nasip olmadı. İnşallah olur.
Tüm Türk Cumhuriyetlerini gezdim ve gördüm.
Bir tek Türkmenistan’a gitmedim.
Aslında davet oldu, kendi adıma fırsatım olmadığı için gidemedim.
Ekim ayı adına ayrıca Antalya seyahati var ama yoğun programlarımız nedeni ile katılıp , katılmayacağımız kesinleşmedi.
Zonguldak’ta da çok yoğun programlarım var.
Kendi medya grubumuz var.
Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti Başkan ve yöneticileri olarak büyük görev ve sorumluluklarımız var.
Bir yandan medya adına iş ve çalışma hayatı devam ediyor.
Medya adına, bölge genelini kapsayacak görüntülü haber ve programlar için bir çalışmanın altyapısını oluşturuyoruz.
Burada iyi bir ekip kurmaya çalışıyoruz. Süreç işliyor sonucuna bakalım diyelim.
İlaveten ise gazeteci olmayan sanallarla gereksiz uğraşıyoruz.
Gazeteci olmadığı halde kendi çıkarları adına meslekte yer almaya çalışanlar ise ayrı bir aymazlık.
Tabii ki yapacak bir şey yok.
Bunları ifşa ederek yol alacağız. Olmayan yüz maskelerini düşüreceğiz.
Ya asli esas konumlarına dönecekler ya da dönmüyorsa gereğini yapacağız.
Son olarak,
Eylül ve Ekim ayı çok yoğun geçecek, geçiyor.
Tabii ki asli unsurumuz olan çalışma hayatımızı dediğim gibi sürdüreceğiz.
Yurt dışı gezi, ziyaret ve toplantılarımız olsa da çalışma hayatımızı mekan neresi olursa olsun devam ettiriyoruz.
Çalışma görevimizi yerine getiriyoruz.
Yurt içi veya yurt dışı diyerek mazeret üretmiyoruz.
Zonguldak’ta ki ekibimize de çalışma şevki veriyoruz.
Herkes bize göre bu şekilde çalışmalı.
Boş boş dolaşmamalı. Dolaşılmamalı.
Akşama kadar dedikodu üreterek veya laflayarak bu işler olmaz.
Bir yerde pinekleyerek hiç olmaz. Olursa da bir anlam ifade etmez.
Tembelliği işaret eder.
Kendi adıma işveren tarafı ve çalışan tarafı olarak da hep beraber ve hep birlikte
çalışmadan gazetecilik görevi yerine gelmez.
Gazeteci kısmında işveren de çalışır, çalışan da çalışır.
Başarı da bu şekilde gelir. Evet evden çalışma var.
Bu sadece haber editörleri için geçerlidir.
Onlar 24 saat dönüşümlü çalışıyorlar, mesai merhumları hiç yok.
Onları da kutluyorum. Yıpranma payı alıyoruz.
Zor meslek olarak adlandırıyoruz. Çok doğru. Ömürlerimiz gidiyor.
Bir yerlerde veya köşelerde saatlerce oturarak, yan gelip yatarak nereye kadar gider?
Bu durum sabah, öğlen ve akşam gerçekleşirse, bir yerde tıkanır.
Dükkan kapanır veya yedekler devreye girer.
Sonra eve kesin dönüş başlar mı?
Tabi ki bu dediğimiz görev yapan herkes için geçerli değil.
Bir kısım adına bu dediklerimiz geçerli. Bu bir hatırlatmadır.
Yeni nesle hiç kimsenin kötü örnek olmaması gerekiyor.
Bence.
Sizce…
Şimdilik nokta.