Siyasette boşluk doğdu.
Bugün itibarıyla siyasette boşluk büyüyerek devam ediyor.
Evet.
Mecliste grubu bulunan partiler:
İktidar.
Muhalefet.
Ve diğer partiler.
Bu boşluk doldurulabilecek mi?
Veya bu boşluktan faydalanılabilecek mi?
Sol partiler adına dağılım ve parçalanma hızla devam ediyor.
Cumhuriyetle kurulan, eşdeğer CHP içinden birkaç parçaya bölündü.
Dağıldı:
Ne dersek diyelim, CHP ikiye değil; bugün adına üçe bölündü.
CHP’yi siyasi parti olarak ayrı adlandırıyorum.
Genel başkanlar nezdinde ayrı değerlendiriyorum: Sayın Kılıçdaroğlu ve Özel.
Sayın Özgür Özel zor yolu seçti veya seçtirildi.
Sol adına CHP üçe bölündü.
Son seçimde alınan %37 oy, birinci parti durum ve konum artık yok.
Yeni Parti ile bu rüzgar yakalanabilir mi?
İlk adımlarda bir yükseliş trendi vardı.
Şimdi ise durağan duruma geldi.
Bugün için Yeni Parti adına %20 seviyeleri konuşuluyor.
Bu doğru mu?
Yoksa doldur ve boşalt misali mi?
Zonguldak’ta bir anket yapılsa ne çıkar?
Bir kere Yeni Parti iki vekil çıkaramaz.
Bir vekil çıkarması bile mucize olur.
Ama çıkartma şansı iyi bir adayla olabilir, düşüncesindeyim.
Yerel seçimlerde merkez ilçe adına havlu atar.
O güçlü konum ve durumu yakalayamaz.
Yerel seçim adına merkez için geçmiş olsun diyebiliriz.
Sadece bu iki örnek bizim ne demek istediğimizi anlatır, düşüncesindeyim.
Bu dediklerimiz bugün için geçerlidir.
Gelecek günlerde ve aylarda yeni yorumları tabi ki doğrular ışığında yapacağız.
CHP ise ülke geneli kendi tabanında olan minimum %10 kısmını şimdilik koruyor.
Tabii ki bir yükseliş yaşanacaktır.
Onu da ilerleyen zamanlarda görelim.
CHP içinden yeni bir genç lider çıkartabilir mi?
Orta veya olgun yaşa ermiş, heyecan yaratan bir isim gelebilir mi?
CHP ancak o zaman kendine gelir.
Yeni bir isim ve jenerasyon CHP için çok gerekli.
Özgür Özel ise ülke geneli taraflı ve tarafsız kesimlerde bir yükseliş başlatmıştı.
O yükseliş ise İmamoğlu engeli ve/veya seçeneği nedeniyle rölantiye döndü.
Yerinde sayan bir görüntü veriyor.
Emanetçi durumlar toplumda çok da karşılık bulmuyor.
Hoş karşılanmıyor.
Yeni Parti ilk seçimde ne yapacak?
Aslında onu görmek gerekir.
2027 yılında öyle veya böyle seçim olacak.
Denilen öngörü 2027 seçim; görünmeyen öngörü ise normal seçimlerden birkaç önce genel seçim, cumhurbaşkanlığı seçimi.
Olacak deniliyor. Ne dersek diyelim, Türkiye yakın zamanda bir genel seçim yaşayacak. Cumhurbaşkanlığı seçimi gerçekleşecek.
Anayasa değişikliği adına bir gelişme olabilir mi?
Terörsüz Türkiye sürecinden sonra gündeme gelebilir.
Terörsüz Türkiye tabi ki çok önemli.
Ülkemizin yakın komşu topraklarında önemli gelişmeler oluyor, yaşanıyor.
Suriye normale döndü. Döndürüldü.
Tabii ki Suriye’de artık Türkiye eli var. Şefkatli eli var. Gücü var.
O sözde terör grupları tarih oldu. Yeni rejimin içine adapte oldular. Olmak zorunda kaldılar.
Irak ise artık bizle beraber. Günde bir milyon varil petrol verilme sözü ve anlaşması tarihi bir olay olarak adlandırıyorum.
Ülkemizin günlük milyon petrol ihtiyacı bu anlaşma ile karşılanıyor/karşılanacak. Hem de hemen yakınımızda. Şu an öngörülen rakam 750 bin varil.
Ve Hürmüz Boğazı'na alternatif yol: Türkiye petrol boru hattı.
Basra bölgesinden başlayacak boru hattı. Karayolu. Kalkınma hamlesi.
Eğer İran elini ve ayağını düşmanca ve hasmane tutumlar adına bu bölgeden çekerse çok daha rahat yol alacağız.
Bakınız, dostça olursa, ilişki ve diyaloglar olumlu olursa tabi ki bir şey diyemeyiz.
İran ülkemize öyle veya böyle terör ihraç etmiştir. Rejim değiştirme aşılamıştır. Bunu da unutmayalım. Hatırlatalım.
İran her zaman ülkemiz için soru işaretli olmuştur. Geçmişten bugüne bunun en güçlü örnekleri vardır.
Belki yüzyıllardır savaş yapılmamıştır, ama bir çekişme, rekabet ve çekememezlik bugünlere kadar çok süreçlerden geçerek gelmiştir.
Hamleler devlet arşivlerimizde ve kayıtlarında vardır.
Evet.
Ülke dışında başarılı hamleler yapılarak kazanımlar alınıyor.
İçeride ise ekonomik zorluklar var: refah düzeyi, geçim standardı, halkın alım gücü; dar gelirli, orta gelirliler, hatta iş insanları etkileniyor.
Bu süreç iktidar adına zorlu bir yoldur.
Ne diyoruz: Kırk yılda teröre 2.3 trilyon dolar harcandı. Artık bu para harcanmayacak. İnşallah.
Bu para ülkemiz halkına harcanır. Kalkınma hamlesi başlatılır. Türkiye altın yıldız olur. Cari açık sıfıra iner.
Tabii ki ülkemiz hiçbir zaman rahat bırakılmaz.
Bence artık Musul ve Kerkük ülke sınırlarına katılsın. Zaten bu hakkımız gerçekleşsin. Zor ama “olmaz” demeyelim. En azından düşüncemizde sürsün.
Siyasette boşluk adına bir değerlendirme yazısı yazdık.
Siyasette boşluğu en iyi değerlendiren yine ülke yönetiminde iktidar olur.
Tabii ki diğer partiler de bu boşluğu değerlendirmek isteyecektir. Örneklerle neler yapacaklarını ve vaatlerini sıralayacaktır.
AK Parti ise iktidar olarak bunu değerlendirebilir diyoruz. Ama dediğimiz ölçeklerde.
İç piyasa adına ekonomik zorluklar yenilmeli. Rahata kavuşmalıyız.
Bugün için ağır bir vergi dilimi altında esnaf, işveren, iş insanı eziliyor. Hem de çok ağır şartlarda.
Bu konuda bir nefes alınması şart ki şart.
Sadece verme ile nereye kadar?
Bence…
Sizce…
Şimdilik nokta.