​Lüzumsuz gördüğün işlere verdiğin tepkiler, hayat çizgini belirler.

-Alper Sezer.

Bu aforizma, insanın enerjisini, zamanını ve odağını nereye harcadığının yaşam kalitesini ve geleceğini nasıl şekillendirdiğini vurgulayan güçlü bir farkındalık cümlesidir. Cümlenin katmanlarında yatan temel anlamlar ve hayatımıza yansımaları şu şekildedir.

Hayat, sınırlı bir zaman ve enerji sermayesinden ibarettir. Karşılaştığımız her olay, her tartışma veya bize yüklenmeye çalışılan her lüzumsuz iş, bu sermayeden bir pay talep eder. Bir insan değersiz, sonuçsuz veya kendisine katkısı olmayacak işlere direnç gösteremeyip sürekli onlarla meşgul olursa, kendi potansiyelini gerçekleştireceği esas işlere zaman ve odak bırakmaz.

​​Lüzumsuz işlere verilen tepki, çoğu zaman kişinin sınır çizebilme gücünü temsil eder.

Öfkeyle ve hevesle tepki vermek: Sizi o lüzumsuzluğun içine çeker ve o değersiz işin bir parçası yapar.

Görmezden gelmek veya kararlılıkla "Hayır" demek: Sizi kendi rotanızda tutar. İşte hayat çizgisini belirleyen şey, olayların kendisi değil, o olaylar karşısında sergilediğimiz bu tavırdır.

​Stoacı felsefeden de izler taşıyan bu yaklaşım, başımıza gelen veya önümüze koyulan her şeyi kontrol edemeyeceğimizi, ancak onlara nasıl karşılık vereceğimizi kontrol edebileceğimizi söyler.

Lüzumsuz bir tartışmaya dahil olmak, önemsiz bir detayda boğulmak veya başkalarının önceliklerini kendi önceliğimiz yapmak bir tercihtir. Bu tercihlerin toplamı da bizim yaşam yolumuzu (hayat çizgimizi) çizer.

Özetlemek gerekirse bu söz; "Seni yoran veya yönünü değiştiren şey karşılaştığın gereksiz işler değil, o işlerin senin zihninde ve takviminde kaplamasına izin verdiğin yerdir" mesajını verir.

​