Birçok insan kendi elleriyle hazırladığı kaderine düşmandır.
-Alper Sezer.
Bu aforizma, insanın hayatındaki başarısızlıklar, mutsuzluklar ve hayal kırıklıkları karşısında sergilediği en temel psikolojik savunma mekanizmalarından birini —sorumluluktan kaçışı ve dışsal denetim odağını— hedefe koyar.
"Kendi elleriyle hazırladığı..." (İrade ve Seçimler):
İnsan hayatı, her gün alınan irili ufaklı kararların bir bileşkesidir. Eğitimimiz, ilişkilerimiz, mesleğimiz, zamanı nasıl harcadığımız ve hatta tepkilerimiz; gelecekte yaşayacağımız hayatın tuğlalarını örer. Bu ifade, kişinin kendi hayatının mimarı olduğunu ve bugünkü sonuçların dünkü seçimlerden bağımsız olmadığını hatırlatır.
"...kaderine..." (Sonuç ve Kaçınılmazlık):
Aforizmada "kader" sözcüğü mistik ya da tamamen ilahi bir dayatmadan ziyade, "seçimlerin kaçınılmaz sonucu" anlamında kullanılır. Ektiğiniz tohumun biçtiğiniz mahsule dönüşmesi gibi; karar anlarında sergilediğimiz tavırlar birleşerek kaçamadığımız hayat gerçekliğimizi (kaderimizi) oluşturur.
"...düşmandır." (Kabullenememe ve Öfke):
Trajedi tam da burada başlar: İnsan, kendi seçimlerinin getirdiği acı sonuçlarla yüzleştiğinde bu durumu üstlenmekte zorlanır. Kendi eseri olan tabloyu beğenmeyen bir ressam gibi, hayatından şikayet eder, onu kınatır ve ona düşman kesilir.
Psikolojik ve Felsefi Derinliği
İnsan doğası gereği başarısını kendi yeteneğine bağlarken (içsel yükleme), başarısızlığını şansa, şartlara veya "kader"e bağlamaya meyillidir (dışsal yükleme). Seçimleri yaparken özgür iradesini kullanan birey, sonuçlar ağırlaştığında faturayı "kötü şans" ya da "yazgı" olarak adlandırdığı kavrama keser. Böylece vicdanını rahatlatır, ancak kendi yaşamının öznesi olma gücünü de kaybeder.
Birçok insan erteleme alışkanlığı, yanlış ilişki tercihleri veya risk almaktan kaçınma gibi davranışlarla farkında olmadan kendi geleceğini sabote eder. Kendi elleriyle inşa ettiği bu "dar alan", zamanla bir hapishaneye dönüşür ve insan o hapishaneden nefret etmeye başlar.
Jean-Paul Sartre'ın ifadesiyle insan "özgürlüğe mahkûmdur". Bu özgürlük, beraberinde ağır bir sorumluluk getirir. Aforizma, insanın özgür seçimlerinin sonuçlarından nefret etmesini, sorumluluğu üstlenememe korkusunu bir tezahürü olarak okur.
Özetle aforizma kısaca şunu söyler: Nefret ettiğin hayat, büyük oranda vazgeçtiğin, ertelediğin ya da bizzat seçtiğin şeylerin toplamıdır. Kendi çizdiği haritada kaybolan bireyin yola ve kadere öfkelenmesi, aslında kendi aynadaki aksine duyduğu öfkenin maskelenmiş halidir.